2 Eylül 2009 Çarşamba

Yaz bitmişken...


Yaz biterken hala yazı bekleyen şarkılar dinliyorum: Flunk-Sitting on my Balcony, The Clientele-Here comes the Phantom.
Ne yazık ki link veremiyorum, çünkü grupların myspacelerinde bu şarkılar yok... Evet, grupların en sevilen şarkıları değil ama en neşeli ve hayata en mutlu bakan şarkıları. Yazın henüz bitmesine rağmen 1 aydır saçma bir mutlulukla bu şarkıları dinleyip, garip bir heyecanla yeniden yazı bekliyorum. Planlar yapıyorum, o güzel 3 aya hiç birşey sığdıramıyorum...

April in my mind, but I can't sleep
So I take a walk under the trees
What did I see? Summer waits the leaves
As lovely as I've ever known
Happiness just comes and goes

My heart is playing like a violin
Sunday, and she called again
Now where can I go?
Somewhere the wind don't blow me back into the conversations
Promises and situations, yeah
It's all constant, in the air.

The phantom finds you cryin' in the streets
Lonely cops pick flowers on their beats
And what do they see? Summer waits in the leaves
As lovely as they've ever known
Happiness just comes and goes

My heart is playing like a violin
Sunday and she called again
All of the dreams that you dream
I hope that they are all of me
I hope that they are all of me

It's the phantom
Here comes the phantom

3 yorum:

Begum Kozak dedi ki...

e hadi o zaman bize ortaya karışık bi cd hazırla bakalım:)

bengu dedi ki...

ahh sonunda, uzak kalmıştın blog'dan:))

gerçekten de ne güzel şarkıdır. Saraybosna'da sen ranzanın üstünde fosur fosur uyurken, ben altında uyuyamazken kulaklıkları takıp bu şarkıyı dinliyordum ve "ne kadar güzel" demiştim sözlerine. Garip bir şekilde hüzünlü ama çok umut veriyor. Neyse ki artık yazlarımız bitmeyecek:)

handeak dedi ki...

O zaman Hande'den size karışık bir cd yoldaaaa....